Kısa cevap: Lastik hava basıncını ayda bir kez, lastikler soğukken kontrol edin ve aracın üretici tarafından belirtilen değerine getirin. Bu değer lastiğin yan duvarında değil, sürücü kapısı kenarındaki etikette, yakıt kapağının içinde veya kullanma kılavuzunda yazar. Doğru basınç; frenleme mesafesini kısaltır, yakıt tüketimini düşürür ve lastiğin diş ömrünü belirgin şekilde uzatır. Bunun yanında her kontrolde diş derinliğine, yan duvardaki çatlaklara ve düzensiz aşınmalara da bakmak gerekir.
En sık yapılan hata, lastiğin yan duvarında yazan "max. press" değerini hedef basınç sanmaktır. O rakam, lastiğin taşıyabileceği azami basıncı gösterir; kullanılacak basıncı değil. Araç üreticisi, süspansiyon ayarlarını, ağırlık dağılımını ve lastik ölçüsünü hesaba katarak bir değer belirler. Bu değer genellikle 2,0–2,5 bar aralığındadır ve çoğu araçta ön ile arka aks için farklıdır.
Etikette çoğunlukla iki satır bulunur: normal yük ve tam yük. Beş kişi ve bagajla uzun yola çıkacaksanız tam yük değerini kullanın. Şehir içinde tek başınıza gidiyorsanız normal değer yeterlidir. Stepne için de ayrı bir değer verilir; ince tip stepnelerde bu genellikle 4,2 bar civarıdır ve aylarca kontrol edilmediği için çoğu araçta sönük bekler.
Lastik yuvarlandıkça ısınır, içindeki hava genleşir ve basınç 0,2–0,3 bar kadar yükselir. Bu yüzden ölçüm soğuk lastikte yapılmalıdır: araç en az üç saat park halinde beklemiş olmalı ya da son iki kilometreden fazla yol yapmamış olmalıdır. Sıcak lastikte ölçüp havayı boşaltırsanız, lastik soğuduğunda gerçek basınç hedefin altına düşer.
Ölçüm sırası şöyle olabilir:
Kalem tipi manometreler ucuzdur ama zamanla sapma yapar. Dijital bir el manometresi, istasyondaki çok kullanılmış cihazlardan genellikle daha güvenilir sonuç verir.
Hava sıcaklığındaki her 10 °C'lik düşüş, lastik basıncını yaklaşık 0,1 bar azaltır. Sonbaharda sıcaklık gerilemeye başladığında lastikler kendiliğinden sönmüş gibi görünür; aslında hava kaçırmıyor, sadece büzüşüyordur. Kış aylarına girerken bir kontrol daha yapmak bu yüzden mantıklıdır. Kış lastiği kullananların bir kısmı basıncı 0,2 bar artırır; bu, soğukta yumuşayan karkasın yol tutuşunu dengelemeye yardımcı olur.
| Durum | Aşınma deseni | Diğer belirtiler |
|---|---|---|
| Düşük basınç | İki omuz aşınır, orta kısım sağlam kalır | Yakıt tüketimi artar, direksiyon ağırlaşır, lastik ısınır |
| Yüksek basınç | Sadece orta sırt aşınır | Sert sürüş, tümseklerde sıçrama, kısa temas yüzeyi |
| Tek taraflı aşınma | İç veya dış omuz tek başına yenir | Rot–balans veya aks açıları sorunu |
Son satırdaki tablo, basınçla değil geometriyle ilgilidir. Basıncı düzelttiğiniz halde aşınma tek tarafta devam ediyorsa, direksiyon hizalaması ve ön düzen kontrolü gerekir; bu konuyu ayrı bir rehberde ele alıyoruz.
Lastik basıncı izleme sistemi, hedef değerin yaklaşık %20 altına inildiğinde uyarır. Yani lamba yandığında lastik çoktan ciddi biçimde inmiştir. Havayı tamamladıktan sonra sistem çoğu araçta birkaç kilometre içinde kendini sıfırlar; bazı modellerde menüden manuel sıfırlama gerekir. Lamba sürekli yanıp sönüyorsa sensör pili bitmiş olabilir. Bu tür elektronik uyarıların takibi için araç elektrik sorunlarını teşhis etme yaklaşımları işinize yarar.
Azot molekülleri biraz daha büyük olduğu için kaçış hızı düşüktür, ayrıca içinde nem bulunmaz. Günlük kullanımda fark sınırlıdır; asıl belirleyici olan düzenli kontroldür. Azotlu lastiğe gerektiğinde normal hava basmak da sakınca yaratmaz.